Sözcü Plus Giriş

Hangi haberi okuyup okumayacağınıza Twitter mı karar verecek?

Algoritmalarla hangi haberi ne sıklıkla göreceğimize karar veren sosyal medya şirketleri şimdi de istemedikleri haberleri dolaşıma sokmama, paylaşılmasını yasaklama kararı alıyor. ABD’de 2016 seçimleri öncesi dolaşıma sokulan yalan haberler şirketleri seçim öncesi dezenformasyon noktasında daha radikal önlemler alma noktasına itiyor.

Can MUMAY
Güncellenme: 09:59, 27/10/2020
Hangi haberi okuyup okumayacağınıza Twitter mı karar verecek?

İnternetin birkaç büyük şirketin elinde olması günlük hayatımızda tahmin edilenden daha da fazla etkili. Amerika Birleşik Devletleri'nin 46’ıncı başkanı olmak için Donald Trump'ın karşısına çıkan Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden'ın Ukraynalı bir enerji şirketinin yetkilisiyle yaptığı özel görüşmelerin New York Post gazetesi tarafından haberleştirilmesi ABD'de gündem oldu.

Habere göre Hunter Biden, Burisma isimli enerji şirketinin yetkilileri ile babasının görüşmesine aracılık ettiği ortaya çıktı. Haberin önüne geçen gelişme ise bu haberin Twitter tarafından erişiminin engellenmesi oldu. Twitter Biden'ın oğlunun elektronik posta hesabı ele geçirilerek ortaya çıkan yazışmaların haberleştirilmesini politikasına aykırı olduğunu söyledi. Platformunun büyüklüğü sebebiyle olsa gerek ki hükümetle her zaman daha yakından çalışan Facebook ise haberin erişimini sınırlandırarak (paylaşılmasına izin vermek fakat daha az insanın ana sayfasında göstermek) orta bir yol izledi.

Ne olduysa bundan sonra oldu…

Öncelikle filmi biraz başa saralım. Haber Trump'a yakın Fox News kanalının da sahibi Rupert Murdoch'un sahibi olduğu New York Post gazetesinde yayımlandı. Fox News'un efsane yayın yönetmeni Roger Ailes'ın Trump'ın başkan olması fikrini ortaya atan insanlardan biri olduğu düşünülürse haberin yapılış motivasyonu ile ilgili pek çok soru işareti oluşuyor.

New York Post 14 Ekim 2020 tarihli yazısında Biden’ın oğlunun e-maillerini “Biden gizli e-mailler” başlığı ile okurlarına duyurdu. Fotoğraf: Sözcü

Haberle ilgili soru işareti oluşmasına neden olan başka bir unsur ise haberin seçimlere üç haftadan kısa bir süre kala haberin basılmış olması. Rusya'nın 2016 seçimlerine müdahalesi ve onu izleyen Mueller raporu Başkan Trump'ın azledilmesi sürecine kadar uzanan olaylar zincirini oluşturmuştu. Bu durum ABD'de hala bir travma ve seçime yakın patlayan ‘özel haberlere' kuşkuyla bakılıyor.

Haberin ardından iki platformun içeriğe karşı aldığı tavır ise ‘Twitter ve Facebook çok mu güçlendi' tartışmalarını birlikte getirdi çünkü yarın öbür gün Twitter ve Facebook'un başka hangi haberlerin erişimini engelleyecekleri veya haberleri kısıtlayacakları tam olarak kestirilemiyor.

Olaya hukuki açıdan bakan bazı uzmanlar iki şirketin de özel kurumlar olmasından dolayı anayasal haklarını kullanarak (first amendment) içerikleri kullanıcılarına göstermeme hakları olduğunu vurguluyor. Twitter ve Facebook öyle devasa bir iletişim ortamını kontrol ediyorlar ki konuşulmasını yasakladıkları konular toplumun çok büyük bir kesimine ulaşmıyor. Bu gücü gelecekte nasıl kullanacakları ise endişe konusu. Twitter'ın sahibinin beğenmediği bir haberin kılıfına uydurularak erişime engellenmeyeceğinin bir garantisi kağıt üzerinde yok.

Medyada Trump’a en yakın insanların başında gelen Rupert Murdoch (89), haberin yayınlanıdğı New York Post gazetesinin de sahibi. Murdoch başta Fox News olmak üzere elindeki bütün yayın organları ile Başkan’a açıktan destek veriyor./Fotoğraf: Reuters

ALTERNATİFLERİ ÇIKAR MI?

İki platforma da alternatif yaratma çalışmaları beklenen etkiyi vermiyor. Son yıllarda Twitter ve Facebook'a rakip olan tek platform TikTok. TikTok da sahiplik yapısı ve platformun doğası gereği siyasetin çok konuşulduğu bir alan değil. Ortaya gazetecilik açısından da enteresan bir tablo çıkıyor. Her yıl binlerce yalan haber ve sahte içerik dolaşıma sokulurken Twitter ve Facebook bunların yayılmasına niye müsaade edip söz konusu içerikleri engellemediği ise ayrı bir başlık.

Twitter ve Facebook'un Biden aleyhinde hazırlanan haberi engelleme/sınırlama kararı almalarının ardından Cumhuriyetçilerin kontrolündeki senato iki şirketin de CEO'larını ifadeye çağırdı. Bu hafta tekelleşme duruşması kapsamında senatoya ifade vermeye
gidecek olan Facebook'un CEO'su Mark Zuckerberg ve Twitter'ın CEO'su Jack Dorsey habere ilişkin kararlarından geçen hafta Cuma günü geri adım atmak zorunda kaldı.

Twitter tarafından yapılan açıklamada haberin artık herkesçe bilinen bir konu haline geldiği ve enformasyonu engellemenin bir anlamı kalmadığı ifade edildi. Son yıllarda Edward Snowden'ın ABD'nin vatandaşları nasıl adım adım takip ettiğine ilişkin gelişmeler, Wikileaks belgeleri dahil olmak üzere pek çok içerik hacklenme yoluyla elde edilmiş bilgilere dayanıyordu ve Twitter ise bu haberlerin dolaşımda olmasına tepki göstermemişti.

Twitter’ın CEO’su Jack Dorsey/Fotoğraf: Reuters

İLETİŞİMÇİLER, SİBER GÜVENLİKÇİLER VE HUKUKÇULAR NE DİYOR?

Harvard Üniversitesi'nin medya üzerine çalışmalar yapan araştırma merkezi Shorenstein Center'ın araştırma direktörü Joan Donovan Twitter ve Facebook'un siyasi baskıyı göğüsleyemediğini belirterek, “Ender şekilde baskıya boyun eğen bu şirketlerin gelecekte politik bir talep geldiğinde nasıl davranacakları kafalarda soru işareti oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Dijital Suçları Araştırma Laboratuvarı direktörü Graham Brookie Twitter ve Facebook'un siyasilerden bu yönlü bir baskı beklemediklerini ifade ederek, “Herkesin suratına yiyeceği yumruğa kadar bir planı vardır” ifadelerini kullandı.

Harvard Hukuk Fakültesi'nden Evelyn Douek ise önümüzdeki süreçte tekrar benzer içerik kontrollerinin gündeme gelebileceğini söylüyor. Douek, “Platformların içerik engelleme süreçlerini ele alış biçimleri ileride karşılaşılacak durumlar açısından olumlu gözükmüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kişisel bilgileri hukuka aykırı ele geçirerek haber yapmak şüphesiz büyük bir tartışma fakat yayınlanmış bir içeriğin bireyler tarafından paylaşılmasına izin vermemek sosyal medyanın geleceğine ilişkin farklı ve çok daha kapsamlı bir tartışmayı beraberinde getireceğe benziyor…

OLAY NE?
Gazete, Biden'ın oğlu Hunter Biden'ın 2015 yılında Ukraynalı bir enerji firması olan Burisma'da görev almaya başladığını ortaya çıkardı. Şirket ile oğul Biden arasındaki yazışmaları ortaya çıkaran New York Post, Hunter Biden'ın şirketin yönetim kurulunda yer aldığını ve aylık 50.000 dolar maaş aldığını ortaya çıkardı. İlk kez ortaya çıkan yazışmalarda o dönemde Başkan Yardımcısı olarak görev alan Joe Biden'ın Ukrayna'daki soruşturmayı yürüten başsavcıyı kovmaları için Ukrayna'ya baskı yaptığı iddia edildi. Yazışmalarda Biden'ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko ve dönemin Başbakanı Arseniy Yatsenyuk'a, başsavcı Viktor Şokin'in görevden alınması için baskı yaptığı belirtildi.

*Bu makaledeki bilgilerin önemli bir bölümü New York Times’tan Mike Isaac and Kate Conger’ın Twitter Cumhuriyetçilerin Seçime Müdahale Baskısının Ardından Yönünü Değiştiriyor (Twitter Changes Course After Republicans Claim ‘Election Interference') ve The Verge’den Adi Robertson’ın Facebook, Twitter ve New York Post’un Hunter Biden haberi hakkında söylenecek 15 önemli şey  (Fifteen Important Things to Say About Facebook, Twitter and The New York Post’s Hunter Biden Story’) isimli çalışmalarından alınmıştır.

 

Yayınlanma Tarihi:15:38,