Sözcü Plus Giriş

Lady Diana tarihi röportaja yalanlarla ikna edilmiş! Skandal 25 yıl sonra ortaya çıktı

Lady Diana'nın 1995'te BBC'de yayınlanan ve şok etkisi yaratan röportajından 25 yıl sonra skandal bir gerçek ortaya çıktı. Röportajı yapan Martin Bashir'in yalanlar ve sahte banka evraklarıyla Diana'yı konuşmaya ikna ettiği ortaya çıktı. BBC, konuyla ilgili olarak bağımsız bir soruşturma başlatılacağını açıkladı. İşte o yalanlar...

Derleyen: Metin AKTAŞOĞLU
Güncellenme: 23:21, 11/11/2020
Lady Diana tarihi röportaja yalanlarla ikna edilmiş! Skandal 25 yıl sonra ortaya çıktı

Lady Diana, yeniden İngiliz basınının ve doğal olarak da dünyanın gündeminde. 20 Kasım 1995’te BBC’de yayınlanan ve o gün 23 milyon insanın ekran başında izlediği röportajın üzerinden 25 yıl geçti ancak skandal detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.

1992’den itibaren ayrı yaşadığı eşi Prens Charles’ın ihanetlerinden “Bu evlilikte biz üç kişiydik, yani biraz kalabalıktı” sözleriyle bahseden, bulimia rahatsızlığından açıkça söz eden ve kendisini yardımlara nasıl adadığını anlatan Diana, şoke eden cevapları ve anlattıklarıyla gündemi alt üst etmişti.

YALANLARLA İKNA EDİLDİ

Röportajı izleyen Kraliçe’nin ve tahtın yakın çevresinin de yıllardır aktarılanlara göre küplere binmesine neden olan ve çiftin evliliğinin 1996’da resmen sona ermesine de ön ayak olan röportajın öncesinde Diana’ya yanlış bilgiler verildiği ortaya çıktı. Daily Mail’e konuşan Diana’nın kardeşi Earl Spencer, Martin Bashir’in notlarını ortaya çıkardı; BBC’nin eski grafik tasarımcısı Matt Weissler ise ITV’de yayınlanan röportajında yaptığı itiraflar ve açıklamalarla skandalı ortaya koydu.

İddiaya göre olay yaratan röportaja imza atan Martin Bashir, Weissler’den Buckingham’ın gazetecilere para vererek haber yaptırdığını öne süren sahte banka dökümanları oluşturmasını istemiş ve bu sahte belgelerle Diana’yı röportaja ikna etmiş. Olayın ardından dönemin BBC Haber Müdürü Tony Hall bir iç inceleme başlatmış ve bunun sonucunda Bashir aklanırken Wiessler işinden olmuş.

Daily Mail, sahte banka dökümanlarını ve röportaj notlarını yayınlarken Wiessler kendisinin günah keçisi ilan edildiğini ifade ediyor. Bu konuyu açmamız gerekiyor. Channel 4’un hazırladığı Diana: The Truth Behind the Interview adlı belgeselde Diana’ya söylenen ve Daily Mail’in yayınladığı notlarla ortaya çıkarılan yalanlar arasında en çok dikkat çekenler şöyle sıralanıyor:

  • Kraliçe’nin sağlığı kötüye gidiyor.
  • Prens Charles, aynı zamanda bakıcı Tiggy Legge-Bourke ile aşk yaşıyor.
  • Diana’nın kendi çalışanları MI5’a ve gazetelere haber fısıldıyor.
  • En yakın arkadaşları ve koruması da bilgi sızdırıyor.
  • MI6, Charles’ı “oyunun sonu geldi” diye konuşurken kaydetmiş.
  • Buckingham, para karşılığında gazetelerde Diana hakkında haberler yaptırıyor.

The Times’dan Andy Webb’in 8 Kasım 2020’de yazdığı yazıya göre önce yıllar boyunca iç soruşturma ve röportaj hakkında evrak olmadığını savunan BBC’nin ilk başvurusundan 13 yıl sonra belgelerin varlığını kabul ettiğini ve dökümanlara göre Prenses Diana’nın kendisine sunulan herhangi bir belgenin baskısı etkisi kalmadan özgür iradesiyle röportajı verdiğine dair bir belge imzalamadığı tespit edildi.

Prenses Diana, 31 Ağustos 1997’de henüz 36 yaşında hayatını kaybetti. Diana’nın ölümü dünyada şok etkisi yaratırken yaşananın bir kaza mı, yoksa bir suikast mı olduğu hala tartışılıyor. Fotoğraf: Depo Photos

Sahte banka dökümanlarını gördükten sonra kız kardeşi Diana’yı Martin Bashir ile tanıştıran Earl Spencer da tüm yaşananlardan şikayetçi. Daily Mail’in ses getiren haberinin baş aktörü olan ve BBC’ye yüklenen Spencer, evrakların sahte olduğunu bilmediğini ifade ederken röportajın çok çok olumsuz sonuçlar doğurduğunu ve kardeşinin zaten sağlıksız olan psikolojik durumunu iyice kötü etkilediğini vurguladı.

İlginizi ÇekebilirPrenses Diana belgeseli geliyorPrenses Diana belgeseli geliyor

BBC ise konuyla ilgili olarak bağımsız bir soruşturma açmaya hazırlanıyor. Kalp ameliyatları geçiren ve aynı zamanda Covid-19 ile mücadele eden Martin Bashir şu sıralar yanıt verecek konumda değil ancak 2016’dan bu yana BBC’de Dini İlişkiler Editörü olarak görev yapan ünlü gazeteci, şöhretini Diana röportajına borçlu. Tüm bunlara rağmen evrakta sahtecilik dışında Bashir’in Diana ve aslında diğer ses getiren röportajlarındaki tavrı da etik olarak sorgulanabilecek bir durum. Evrakta sahtecilik ile ilgili soruşturmada da yazının başında ifade edildiği gibi Weissler’ın işine son verilmiş.

Oldukça ses getiren röportajda Prenses Diana, Prens Charles’ın Camila Parker’la olan ilişkisine atıfta bulunarak “Bu evlilikte biz üç kişiydik, yani biraz kalabalıktı” demişti. Fotoğraf: Depo Photos

BBC adına soruşturmayı kapatan Tony Hall, Bashir için raporda “dürüst bir adam” derken BBC’nin yeniden bağımsız bir soruşturma açma yönündeki kararı hükümetten de destek buldu. Başbakan Boris Johnson, BBC’nin doğru bir adım attığının altını çizerken Başbakanlık Sözcüsü “Kamu hizmeti veren bir yayıncı olan BBC’nin gazetecilerinin yüksek standartlarda olmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Elbette olayın skandal bölümünü konuştuktan sonra insani kısmına da mutlaka değinmek gerekiyor. The Telegraph’tan Camilla Tominey’e konuşan BBC’nin eski kraliyet muhabiri Jennie Bond, Diana’nın ne olursa olsun güçlü bir kadın olduğunu ve ağzından çıkan her şeyin kendi kontrolünde çıktığını belirtti. Bashir’in tüm yalanlarına rağmen Diana’nın aslında bunlardan etkilendiği için değil zaten anlatmak istediği için bu yaşananları anlattığının altını çizen Bond, şunları da söyledi:

ʻʻ
Hayatının o evresinde öyle zayıf bir kadın falan değildi. Bunu söylemek garip ancak fiziksel olarak da güçlüydü ve kendinden çok emindi. Meşhur Panorama röportajından en fazla beş ay önce yaşadıklarını bana anlatmak istediğini söylemişti. Diyaloğun dört duvar arasında kalmasını istediğini söylemişti ancak bunları gizlice yayınlamamı isteyip istemeyeceğini hep merak etmiştim.
BBC'nin eski kraliyet muhabiri Jennie Bond, Lady Diana'yı anlatıyor.

‘BEN DENGESİZ DEĞİLDİM’

Bond ayrıca Prens Charles’ın kendisi için psikiyatrist ayarlamaya çalışıp çalışmadığını da sormuş. Diana’nın cevabı ise “Öyle bir şey olmadı. Ben dengesiz değildim, sorun çevrem için fazla çılgın kalmamdı” olmuş.

Tarihin en çok fotoğraflanan ancak en az anlaşılan kadınlarından biri olan Lady Diana, kraliyet ailesi içinde sözü dinlenmeyen, derdini anlatamayan ve yalnızlığa mahkum edilmiş bir birey olarak çözümü yardım işlerine kendini adamakta ve Halkın Prensesi olmakta bulmuştu. Bunu başarıyor ancak her şeye rağmen “akli dengesi yerinde değil” yaftası yiyor ve “psikolojik sorunları var” çemberine itiliyordu. “Sesi duyulmayan, derdini anlatamayan” bir kadın olarak son çareye, açık açık konuşmaya başvuran Lady Diana, aslında bu sayede olabildiği kadar kendi yoluna gitti.

Lady Diana oğulları William (sağda) ve Harry (solda) ile. Fotoğraf: Depo Photos

Vanity Fair’de yer alan ve Katie Nicholl’un 9 Kasım 2020’de yazdığı yazısında röportajın sonrasında Diana cephesinde Kensington Palace’ta yaşananlar aktarılıyor. Görüşüne başvurulan Prenses Diana’nın yakın arkadaşlarından Simone Simmons, röportaj yayınlandıktan sonra Prens William’ın çılgına döndüğünü aktarırken William’ın aynı zamanda annesi için üzüldüğünü ancak okulda kendisiyle dalga geçtikleri için de annesine çok kızdığını belirtti.

Evde yaşanan kavgada William’ın çok sinirli, Diana’nın ise üzüntüden kahrolmuş vaziyette olduğunu aktaran Simmons, William’ın daha sonra annesini affettiğini de belirtti. Diana’nın oğulları konuyla ilgili olarak henüz konuşmazken, Earl Spencer ise BBC’nin ilettiği resmi özrü kabul etmediğini ifade etti.

İlginizi ÇekebilirKraliyet ailesini sarsan cinsel saldırı iddiasıKraliyet ailesini sarsan cinsel saldırı iddiası
Yayınlanma Tarihi:15:23,
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more