Sözcü Plus Giriş

Türkiye ile KKTC’nin kardeşliğini korumamız şart

KKTC Cumhurbaşkanı, iktidarında izleyeceği rotayı SÖZCÜ Haftasonu’na anlattı. Tatar “Akdeniz’deki tabloyu lehimize kullanmamız için kardeşliğimizi bozmamamız şart” dedi.

Güncellenme: 09:34, 08/11/2020
Türkiye ile KKTC’nin kardeşliğini korumamız şart

Özer ÖZBAYRAKTAR

Tüm dünyanın gözü Doğu Akdeniz'e çevrilmişken, KKTC tarihinin en önemli seçimlerinden biri gerçekleşti ve Cumhurbaşkanlığı koltuğuna Ersin Tatar oturdu. Tatar, 5 yıllık görev süresinde izleyeceği yol haritasını SÖZCÜ Haftasonu'na anlattı:

– Kıbrıs tamamen dost olmayan ülkelerin eline geçerse Türkiye güvenlik açısından ciddi zaafiyet yaşar. Türkiye elbette Kıbrıs Türkleri için çok önemlidir. Ama Türkiye'nin de Kıbrıs Türk tarafının katkısına ciddi ihtiyacı olduğu nettir. O nedenledir ki biz iki kardeş devlet ve aynı ulusun insanları olarak birbirimizi iyi anlamamız, işbirliği yapmamız lazımdır.

– Sadece Kıbrıs Türkü'nün değil, Türkiye'nin hak ve çıkarlarını da korumak durumundayım. Çünkü Türkiye'nin çıkarlarını korumazsam, benim çıkarlarım da korunamaz.

– Enerji konusunda uzun süre Rum tarafının haklarımızı göz ardı etmemesini bekledik ama görmediler. Türkiye'nin sondaj çalışmalarına başlaması ise bir dönüm noktası oldu. Şimdi enerji konusunda onlar kadar biz de güçlüyüz. Onların adımlarına karşı biz de adımlar atıyoruz. Diğer taraftan da işbirliği önerimiz masadadır.

– Hedefleri Türkiye ve KKTC'yi yok sayarak Akdeniz'deki enerji kaynaklarını lehlerine kullanmaktır. Ama bu mümkün değildir. Doğu Akdeniz'de Türkiye ve KKTC'nin içinde olmadığı bir enerji denklemi kurulamaz. Bu tabloyu lehimize kullanmamız için dirayetli olmamız, tezlerimizi savunmamız ve Türkiye-KKTC kardeşliğini asla bozmamamız şarttır.

FEDERASYON MASAL

– KKTC ile Türkiye'nin kardeş halklarının bağlarının daha da güçlenmesi için yapılması gerekenler var. Bunların başında da muadil resmi ve gayri resmi kurum-kuruluşların birbirleri ile işbirliği ve dayanışmalarının geliştirilmesi gelir. Bunun için de ciddi bir ortak proje hazırlanmasında büyük yarar var.

– Federasyon için masal dedim çünkü tam 43 yıldır gerçekleşmiyor. Bu kez görüşmelere başlarsak egemen eşitliğe dayalı çözüm yani iki devletli çözüm de masada olacak. Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamı tartışılmayacak. Toprak, mülkiyet, vatandaşlık, Türkiye'nin Kıbrıs Türkü ile bağlantıları konusunda gerçekçi olunacak.

ZİYARET DÜNYAYA MESAJ OLACAK

– Sayın Erdoğan'ın 15 Kasım'da ülkemizi ziyaret ederek, Maraş'a gidecek olması dünyaya bir mesajdır. Biz, kapalı Maraş'ın artık bir ölü kent olmaktan çıkarılmasını ve insanlığın, ülkemizin hizmetine sunulmasını istiyoruz. Sayın Erdoğan bize güçlü destek veriyor.

BEŞLİ KONFERANS SON ŞANS OLACAK

– Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Sayın Nikos Anastasiadis'le salı gecesi bir araya geldik. BM Genel Sekreteri'nin beşli konferansın doğru bir zamanda ve aşamada toplanması çabalarına destek vermeyi kararlaştırdık. Böyle bir konferansın mevcut kalıplar dışındaki yeni düşüncelerimizi masaya koymak için bir fırsat olacağını değerlendiriyoruz. Beşli konferans Rum tarafı ile bir anlaşmaya varıp varamayacağımızı görmek bakımından son şanstır. Ondan sonra ne mi olacak? KKTC yaşıyor ve yaşamaya devam edecek. Biz de yapmamız gerekeni yapacağız.

İSTANBUL'U ÇO SEVİYORUM TÜRKİYE’DE BJK'Yİ TUTUYORUM

– Benim herkesle iyi diyaloğum var. Görevimi tarafsızlıkla yerine getireceğim ve herkesin Cumhurbaşkanı olacağım. Dolayısıyla, Güney'e karşı zaafiyet yaratacak bir kutuplaşma benim dönemimde olmayacaktır.

– Seçimde Sayın Mustafa Akıncı'ya karşı elde ettiğimiz başarı büyüktür. Unutulmamalıdır ki Sayın Akıncı 1975 yılından itibaren siyaset yapan bir siyasetçi idi, bense Genel Başkan olduktan yaklaşık bir yıl, Başbakan olduktan 6 ay sonra kendimi Cumhurbaşkanlığı yarışı içinde buldum. Kısa sayılabilecek bir sürede her kesimden vatandaşların desteği ile önemli bir başarı sağladık. KKTC'nin en büyük partisine Genel Başkan olduktan 6 ay sonra Başbakan, 2 yıl sonra Cumhurbaşkanı seçilmenin gururunu yaşıyorum.

– İstanbul'u çok seviyorum. Türkiye'nin her yanını ziyaret etmekten, kardeşlerimizle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. İstanbul denilince özlenen o kadar şey var ki…

– İyi bir futbolseverim. Türkiye'de Beşiktaş, KKTC'de de Yenicami takımlarının taraftarıyım ama diğer kulüplerin maçlarını da ilgi ile izlerim.

– Sosyal medya kullanıyorum. Bu çağda, sosyal medyadan uzak kalmak mümkün değildir. Halkın, diğer insanların  ne düşündüğünü öğrenmek, haber almak, kendinizi ifade etmek ve sosyalleşmek bakımından hakikaten önemlidir. Ama ölçülü ve dikkatli kullanılmalıdır diye düşünüyorum.

YILLARCA TÜRKİYE'DE YAŞADI

1960 Lefkoşa doğumlu Ersin Tatar, lise ve üniversite öğrenimini İngiltere'de tamamladı. 1991-2001 arasında Ankara ve İstanbul'da çalıştı. Bir özel kanalın yöneticiliğini yaptı. 1996'da KKTC'nin ilk özel televizyon kanalı “Kanal T”yi kurdu. Evli ve 2 çocuk babası.

Yayınlanma Tarihi:07:58,
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more