Sözcü Plus Giriş

Deprem vergilerinin başka yerlerde kullanılması nasıl engellenebilir?

21 yılda 71,7 milyar TL deprem vergisi toplandığına işaret eden Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ndan mali hukukçu Doç. Dr. Murat Batı, "deprem fonu" kurulmasını ve fondaki paraların sadece deprem için harcanmasını önerdi.

Sozcu.com.tr
Güncellenme: 16:30, 02/11/2020
Deprem vergilerinin başka yerlerde kullanılması nasıl engellenebilir?

Her depremin ardından olduğu gibi İzmir depreminin ardından da “Toplanan deprem vergileri ne oldu” sorusu gündeme geldi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Murat Batı, deprem vergisinin ne olduğu ve bugüne kadar kaç milyar liralık deprem vergisi toplandığı konusunda bilgi verirken, toplanan vergilerin sadece deprem için kullanılması için gerekli olan düzenleme önerisini sozcu.com.tr ile paylaştı.

DEPREM VERGİSİ NEDİR, 21 YILDA NE KADAR TOPLANDI?

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin ardından ortaya çıkan “bütçe açığını kapatma” gerekçesiyle 26 Kasım 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4481 sayılı Kanun ile yeni vergiler getirildi.

Bunların içinde tek sefer alınması planlanan ve bizim de “deprem vergisi” olarak bildiğimiz “özel iletişim vergisi” getirildi. Bir sefer alınması planlanan özel iletişim vergisi, 31.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5228 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 39'uncu maddesine eklenerek kalıcı ve sürekli hale getirildi.

Bir yıl için getirilen özel iletişim vergisi bugün itibariyle 21 yıldır toplanıyor. Cep telefonu ve sabit telefon faturalarından, dijital ve kablolu tv yayınları ve internet hizmeti faturalarından yüzde 7,5 oranında özel iletişim vergisi yani deprem vergisi alınıyor.

Devlet, 1999’dan 2020 Eylül ayı sonuna kadar 71,7 milyar TL deprem vergisi topladı.

İlginizi ÇekebilirDeprem fırsatçıları iş başında: Ev kiralarını arttırdılarDeprem fırsatçıları iş başında: Ev kiralarını arttırdılar

TOPLANAN DEPREM VERGİLERİ NEREDE KULLANILIYOR?

Batı, devlet bütçesinin yapısını, muhasebeleştirilmesini, denetimini, raporlanmasını oluşturan 1 Ocak 2006 tarihinde uygulanmaya başlanan 5018 sayılı Kanun'un 13/g maddesinde “Belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis edilmemesi esastır.” İlkesine yer verildiğini hatırlatıyor.

“Bu, maliye literatüründe ‘adem-i tahsis’ ilkesi olarak da adlandırılır. 5018 sayılı Kanun'un 1 sayılı cetvelinde yer alan ‘Genel Bütçeye’ doğrudan gelir kaydedilen bu vergiler hazinenin havuzuna aktarılır ve yine bu vergiler toplandığı yer ya da konusuna bakılmaksızın ‘bütçe kanununun’ izin verdiği ölçüde her türlü kamu hizmeti için harcanabilmektedir” diyen Batı şöyle devam etti:

“İşte tam da bu noktada ‘genel bütçeye gelir kaydedilen’ ve depremin yaralarını sarmak amacıyla getirilen özel iletişim vergisinin de sadece deprem için kullanılması 5018 sayılı Kanun'un 13/g maddesi uyarınca mümkün görünmemektedir.

Bu nedenle toplanan vergiler havuza oradan da başka yer ve hizmetler için harcanmak üzere başka yere gönderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle özel iletişim vergisi namı diğer deprem vergisi “vergi” olarak kaldığı sürece maalesef bu tarz soruları sormaya devam edeceğiz. O yüzden doğru ve yerinde muhalefet/eleştiri çözümü de beraberinde getirir.”

Doç. Dr. Murat Batı

ÇÖZÜM NE OLABİLİR?

“Bunun çözümü ‘Özel İletişim Vergisini’ genel bütçeye gelir kaydedilen bir vergi türü olmaktan çıkartıp bir ‘fona’ dönüştürmektir.” diyen Batı, önerisini öyle anlattı:

“İşsizlik fonu gibi bir fona dönüştürmek ve denetimi güçlendirilmiş bir fona dönüştürmek bu yaraya merhem olacaktır. ‘Deprem fonu’ oluşturulmasının altında yatan 5018 sayılı Yasa'nın 13/g maddesindeki “ademi tahsis” engeli de bu şekilde aşılmış olacaktır.

Bu fonda biriken paralar deprem durumunda doğrudan bu amaç için kullanılabilecek ve ayrıca bir finansman arayışına girilmesine de gerek olmayacaktır.”

İlginizi ÇekebilirBayraklı Belediyesi çürük yapıları 10 yıl önce bildirdiBayraklı Belediyesi çürük yapıları 10 yıl önce bildirdi

“BELEDİYELERE DE BIRAKABİLİR”

“Deprem vergisi diye bilinen Özel İletişim Vergisi gelirlerinin belediyelere de bırakılması söz konusu olabilir ama bu gelir, belediyelere çeşitli kıstaslarla dağıtılacağı için esasında kaynakların etkin kullanımı yetersiz kalacaktır” değerlendirmesinde bulunan Batı, bu seçeneği de şöyle anlattı:

“Yani deprem olan bölgenin belediyeleri kendilerine tahsis edilen bu tutarlarla yaraları sarmaya çalışacaklardır ama deprem olmayan bölgelerdeki belediyelerin hesaplarında bu para öylesine duracaktır. Bu nedenle ‘yer bakımından denkleştirici’ bir faaliyetin de ayrıca sağlanması gerekir ki bu da ülke genelinde kurulacak bir “deprem fonundan” geçmektedir.”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more