Sözcü Plus Giriş

‘Bursa’da vaka sayısı 5 bin sınırında’

CHP Bursa Milletvekili Yüksel Özkan, Bursa'da Covid-19'dan hayatını kaybedenlerin sayısı hakkında Sözcü'ye açıklamalarda bulundu. Özkan, "Bursa'da günlük Covid-19 pozitif vaka sayısı 5 bin sınırında. 24 saat içinde kent merkezinde ölüm sayısı 20, ilçeler ile birlikte bu sayı günlük toplam 40-50'yi bulmakta" dedi.

Halil ATAŞ
Güncellenme: 14:30, 17/11/2020
‘Bursa’da vaka sayısı 5 bin sınırında’

CHP Bursa Milletvekili Yüksel Özkan, sadece kent merkezinde Covid-19’dan hayatını kaybedenlerin sayısının günlük 20 olduğunu, ilçeler ile birlikte ölümlerin 40-50 olduğunu söyledi.

“GÜNLÜK 5 BİN VAKA SINIRINA YAKLAŞTIK”

Bursa’da yaklaşık üç ay önce günlük vaka sayısının bin civarında olduğunu kamuoyu ile paylaştığını dile getiren Özkan, “Bugün geldiğimiz noktada maalesef hızla 5 bin sınırına yaklaştık. Yakın zamanda, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ana hizmet binasında 24 saat içinde Covid'den 20 ölüm gerçekleştiğini öğrendim. Kaldı ki, bunlar gerçek rakamlar değil. Çünkü Covid-19 PCR testi negatif olan Covid-19'lu hastalar hala kayıt altına alınmamakta, evdeki ölümler ise rakama dahil edilmemektedir” dedi.

“GÜNLÜK ÖLÜM SAYISI BURSA'DA 40-50'Yİ BULMAKTA”

Birkaç gün önce tetkik yaptırmak için bir hastaneye gittiğini ifade eden Özkan, “Beş dakika içerisinde peş peşe mavi kod bildirimi anonsu duydum. (Mavi kod, kalbi duran hastaların yeniden canlandırılmasına yönelik ilgili müdahale birime acil durum çağrısı). Bursa ilinde günlük ölüm sayısı toplam 40-50'yi bulmaktadır. Örnek vermek gerekirse iki ay önce Yenişehir Kızılköy'de yaşanan yangın üzerine bölgeye gitmiştim, orada yaptığım ziyaretlerde o gün kayda geçen yeni vaka sayısının 112 olduğunu öğrendim. Kaldı ki, gelinen noktada iki üç ay içinde tüm ülkede olduğu gibi Bursa'daki gerçek rakamlar en az 5'e katlanmıştır” ifadelerini kullandı.

“SAĞLIK BAKANI’NDAN YANIT ALAMADIM”

Temmuz ayında Covid-19 vakalarının artışının hızla devam ettiğini ve kış aylarında beklenen influenza grip salgını ile beraber Covid-19 vakalarının çok daha ciddi boyutlara ulaşacağı uyarısında bulunduğunu ifade eden Özkan, “Sağlık Bakanı sayın Fahrettin Koca'ya önümüzün kara kış olduğunu, kış aylarında ciddi sıkıntılar yaşanabileceği, insanlarımızın sokak ortasında ölebileceğini, olağanüstü bir senaryo üzerinde çalışılıyor mu ve ne tür tedbirler aldınız sorusunu yöneltmiştim. Maalesef cevap alamadım” şeklinde konuştu.

“HİÇBİR HASTANEDE BOŞ YER YOK”

Alınan yetersiz tedbirler nedeni ile kamu hastanelerinde ameliyathaneler, mescitler ve hastanelerin birçok boş alanı Covid hastaları için planlanmaya başlandığını söyleyen CHP’li Özkan, şöyle konuştu:

“Sağlık sistemi artık çökmek üzeredir. 3 milyarlık uçak pistinin üzerine sırf Atatürk'ün izini silmek için yapmış oldukları pandemi hastanesi ne oldu? Her alanında olduğu gibi amaçları sadece şov yapmak! Özel hastaneler dahil olmak üzere hiçbir hastanede maalesef boş yatak kalmadı.

Sağlık Bakanlığı 10-15 katlı özel hastanelere ruhsat verirken, 100 ve üzerinde (standartlara uygun) yatak kapasitesi bulunan bu hastanelere toplam 60-70 gibi yatak sınırlaması getirdi. Bunun örneklerini hemen hemen her ilde görmek mümkün. Kurdukları Şehir Hastaneleri ile hasta garantili gizli özel sözleşmeler nedeniyle mi bu yatak sınırlamasını getirildi. Olağanüstü bir durumdan geçerken hastalar acillerde, servis koridorlarında ve evlerde yatak beklerken, alt yapısı ve donanımı yeterli bu özel sağlık kuruluşlarının yatak kapasitesinden neden yararlanılmıyor.”

“TEST KONUSU HALEN BÜYÜK SORUN”

“AKP başlangıçta iyi de olsa bir adım atmasına rağmen geldiğimiz noktada bu sürecin iyi yönetilemediği konusunda hemen her vatandaşımız artık hem fikirdir. Salgınla ilgili geldiğimiz bu vahim noktada artık halkı suçlamaya başladılar” diyen CHP Milletvekili Yüksel Özkan, sözlerine şöyle devam etti:

“Testler konusunda, sadece kamuda değil özel sağlık kuruluşlarında da izin verilmesi gerektiğini belirtmiştik. Yakın zamanda yaptığımız ziyaretlerde küçük, orta ve büyük tüm sanayi kuruluşları test kitlerini kendileri temin etmekte olduklarını gözlemledik. Bu da salgınla ilgili yürütülen politikaların yetersizliğinin başka bir göstergesidir. Yurtdışına gidecek insanlarımızdan Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü PCR testi için ne yazık ki 200 TL almıştır.

Testler yaygın olarak yapılmalı, ulaşılabilir ve ücretiz olmalı ve bunların ücretlerini her nerde yapılırsa yapılsın Sağlık Bakanlığı karşılamalıdır. Çalışan sayısının fazla olduğu özellikle organize sanayi bölgelerinde ve eğitim kurumlarında bu testlerin yapılması gerektiğini, iş yeri hekimleri ve sanayi müdürlükleri ile planlama yapılabileceğini belirtmemize rağmen, herhangi bir adım atılmamış, binlerce işçi ve çalışan test kuyruklarında kalmıştır. Bu da ciddi iş kayıplarına sebebiyet vermiştir.”

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÇARESİZ VE TÜKENMİŞ DURUMDA”

CHP’li Özkan, “Tabip odalarının sağlık çalışanlarının sorunlarının ne kadar endişe verici boyutundaki haykırışlarına maalesef kulak açan yok. Başlangıçta sağlık çalışanlarına moral desteği için yapılan balkon alkışları da artık yok. Ne yazık ki son zamanlarda Covid-19' a yakalanan her gün bir sağlık çalışanın, benden sonra aileme sahip çıkın feryadını duymaktayız.

TBMM' de Grubumuzun da vefat eden sağlık çalışanının şehit sayılması ve Covid-19' un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi kanun tekliflerine Cumhur İttifakı duyarsız kalmıştır. İş yükü altında artık tükenmiş olan sağlık çalışanlarına uygulanan şiddetin engellenememesi de iktidar partisinin çözmek istemediğini düşündüğümüz acı bir gerçektir. Sağlık çalışanlarının özlük haklarının acilen iyileştirilmesi gerekmektedir. Halkın sağlığı için canını feda eden sağlık çalışanlarına artık her vatandaşımız sahip çıkmalıdır” diye konuştu.

“İPİN UCUNU KAÇIRDILAR, ÖNÜMÜZ KARA KIŞ”

Halkın sağlığı önceliklenerek gecikmeli de olsa derhal radikal önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çeken Özkan sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Bu önlemleri alırken merkezi ve yerel kriz yönetimleri, başta Tabip Odaları ve ilgili diğer meslek odalarının temsilcileri olmak üzere, özel sağlık kuruluşlarının temsilcileri, tüm yerel yönetimlerin temsilcileri, sanayi kuruluşları temsilcileri, eğitim sektör temsilcileri ve sendika temsilcileri bir masa etrafında toplanıp acil eylem planına derhal geçilmelidir. Başından itibaren Akp'nin ve ittifakının salgınla ilgili yürüttüğü politikalarda öncelikli amacının halk sağlığını korumak olmadığı, bundan sadece siyasi bir başarı öyküsü çıkarmak ve bir algı oluşturma çabası olduğunu düşüncesi pekişmektedir.”

İlginizi Çekebilir'Corona virüsten 16 eğitimciyi kaybettik''Corona virüsten 16 eğitimciyi kaybettik'
Yayınlanma Tarihi:14:29,
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more