Sözcü Plus Giriş

‘Acımızı İzmir depreminde bir kez daha yaşadık’

Van’da 2011 yılında meydana gelen depremde, kaldığı Bayram Oteli’nde hayatını kaybeden gazeteci Cem Emir’in kardeşi avukat Sinem Emir, Sözcü'ye konuştu. Deprem acısını bir kez daha yaşayan Emir, ”Keşke denetimler yapılmış olsaydı. Van’daki acımızı aradan geçen 9 yıl sonra İzmir’de meydana gelen depremde ailece bir kez daha yaşadık.” dedi.

Evren DEMİRDAŞ
Güncellenme: 09:50, 11/11/2020
‘Acımızı İzmir depreminde bir kez daha yaşadık’

Van'da 2011 yılında meydana gelen depremde kaldığı Bayram Otel'in yıkılması sonucu DHA Muhabiri Sebahattin Yılmaz ile birlikte hayatını kaybetmişti. 24 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili yargılanan Bayram Otel'in Sahibi Tevfik Bayram ise 4 yıl tutukluluğun ardından tahliye edilmişti.

Van depreminden 9 yıl geçmesine rağmen Cem Emir'in kardeşi avukat Sinem Emir Bayram Oteli'ndeki yaşanan ihmallere göz yumanlarla hukuk mücadelesini vermeye devam ediyor.

“O ACIYI BİR KEZ DAHA YAŞADIK”

İzmir'de yıkıma yol açan 6.9 büyüklüğündeki Sisam depreminde ağabeyinin acısını bir kez daha derinden yaşadığını belirten Cem Emir'in kardeşi  Sinem Emir, “Türkiye'nin geçmişine baktığımız zaman yüzlerce deprem yaşanmış ama o zaman toplum olarak bu gibi olaylara kader denilerek geçiştirilmiş. Ama günümüzde bilim gelişirken ve bu tip depremler doğa olayı olarak bilinirken bizim ülkemizde bu doğa olayları bir felakete dönüşüyor.

Bunu en acı şekilde örneğini gördüğümüz 9 Kasım 2011 Van depremiydi. İlk depremde 600'ün üzerinde insan öldü ama ondan sonra bu afet çalışması altında hasar tespit çalışmaları yapıldı fakat orada Bayram Otel hasar görmesine rağmen ve dış kısmında makyaj yapıldı ve otelin çeşitli yerlerinde meydana gelen çatlaklar dolduruldu.

Biz soruşturma aşamasında bu delillerin hepsini savcıya da sunduk. Savcılığın yapmış olduğu soruşturmada da bu otelde ağır hasar olduğunu fakat buna rağmen otelin açık olduğunu tespit etti. Ülkemizde yaşanan depremler sonrasında bilim insanları Van'daki Bayram Oteli'ndeki ihmalleri örnek gösteriyorlar. Bunun son örneği İzmir depreminde oldu. İzmir'de olan ölümler göz göre göre gelen ölümler. Keşke denetimler yapılmış olsaydı. Van'daki acımızı arandan geçen 9 yıl sonra İzmir'de meydana gelen depremde ailece bir kez daha yaşadık.” dedi.

“TEDBİRLER HALA ALINMAMAYA DEVAM EDİYOR”

‘Bundan sonra bu acıyı yaşayacak olanlar da maalesef çoğalıyor’ diyen Emir, “Çünkü depremle ilgili gerekli tedbirler hala alınmamaya devam ediyor. 9 yıl önce abimi kaybettiğimde abimin yasını tutmadan adalet mücadelesi vererek Bayram Oteli'nde çok büyük bir ihmal olduğunu ve bunu tüm Türkiye'ye göstermek ve sorumluların yargılanması için mücadele verdik. Ama maalesef bu konuda kamu görevlilerinin büyük ihmali olmasına rağmen gerekli izinler verilmediği için kamu görevlileri yargılanmadı.

Ailelerin ısrarlı adalet arayışında tek sorumlu Bayram Otel sahibi Tevfik Bayram yargılandı o da sadece 4 yıl tutuklu kaldı sonrasında tahliye olarak çıktı. 9 yıl önce yapılan tedbirsizliklerin sorumlusu olan kamu görevlileri, hasar tespit çalışmalarını yapan kişiler gerçekten ceza alsalardı bugün kimse ihmalkârlıklara göz yummaya cesaret edemezdi.” diye konuştu.

“BU GİBİ İHMALKARLIKLARA TOPLUM OLARAK TOPYEKÜN MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ”

Türkiye'de bir şeyler değiştirmenin  çok zor olduğunu kaydeden Emir, şunları kaydetti;

“Fakat şunu diyebilirim; ben abimi kaybettim ama bu yarın hepimizin başına gelebilir bu konuda hepimiz elimizi taşın altına koymamız gerekiyorsa biz koyduk ama devlet bu konuda gerçekten bizi yalnız bıraktı. Anayasa Mahkemesi’ne giderek gerekli izinleri istedik ve AYM burada yaşam hakkı ihlali buldu ama Anayasa Mahkemesi’nin kararını uygulayan bir merci bulamadık. Bu çok acı bir durum, 24 kişiyle beraber 26 yaşında bir insan mesleğini yaparken hayatını kaybediyor ve burada yaşanan ihmallere karşı ailece elimizden geleni yapsak da geldiğimiz nokta otel sahibinin 4 yıl ceza alması ve şu anda dışarıda olmasıdır. Sonuç olarak ölen öldüğüyle kalıyor.

Ben bunu en son İzmir depremiyle bir kez daha gördüm. Kaldı ki İzmir'de de yıkılan binalarla ilgili sonrasında büyük ihmallerin olduğu ortaya çıktı. Keşke orada mağdur olan aileler de seslerini duyurabilse ve hak mücadelesi verseler. Ben yarın kendi canım için, anne ve babamın canı ve yakınlarımın yaşam hakkı için bu tür ihmalkarlıklara karşı yine mücadele vermek zorundayım. Ama bu gibi olaylara karşı toplum olarak topyekün mücadele etmek zorundayız.”

İlginizi ÇekebilirDepremzedeler için psikolojik destek hattı kurulduDepremzedeler için psikolojik destek hattı kuruldu
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more