Sözcü Plus Giriş

İzmir Tabip Odası: Barınma alanlarında Covid-19 artışı yaşanabilir

İzmir Tabip Odası açıkladığı ‘İzmir Depremi Değerlendirme Raporu’nda, depremden sonra oluşan nüfus hareketliliği, geçici yerleşim yerlerinde barınmadan kaynaklı kalabalıkların oluşması, fiziki mesafelerin korunmaması gibi sorunlar sebebiyle İzmir’de Covid-19 vaka sayısında artış yaşanabileceği gözler önüne serildi.

İlker KILIÇASLAN
Güncellenme: 17:12, 03/11/2020
İzmir Tabip Odası: Barınma alanlarında Covid-19 artışı yaşanabilir

İzmir Tabip Odası, kentte yaşanan depremin ardından hazırlanan ‘İzmir Depremi Değerlendirme Raporu'nu basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaştı.

Basın açıklamasına, İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi 2. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, Türk Tabipleri Birliği Etik Kurul Başkanı Prof. Dr. Feride Aksu katıldı.

FOTO: SÖZCÜ

“ÜLKEMİZ BİR AFET ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞTÜR''

Basın toplantısında konuşan İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı, ranta dayalı politikalar ve mühendisliğe aykırı uygulamalar sebebiyle Türkiye'nin bir afet bölgesine dönüştüğü vurgusunu yaptı.

Oda Başkanı Dr. Çamlı, şunları söyledi:

“Ülkemiz, planlama, kentleşme, yapılaşma ve denetim konularında ranta dayalı politikalar ve bilim ve mühendisliğe aykırı uygulamalar nedeniyle, başka topraklarda yaşandığında ‘doğa olayı' sınırları içinde kalacak durumların ağır kayıplar yaşattığı bir ‘afet ülkesi'ne dönüşmüştür. Deprem sonrası tsunami meydana gelmiş ve ciddi maddi hasarlar oluşmuştur. Sığacık'ta taşkın nedeniyle bir kişi yaşamını yitirmiştir. Bayraklı'da 19 bina kısmen ya da tamamen yıkılmıştır, 124 ağır hasarlı 119 orta hasarlı 730 hafif hasarlı bina vardır. Bayraklı, çoğu bina yaşı 25-30 yılın üzerinde olan yüksek katlı apartmanlardan oluşan bir kentsel yerleşim alanıdır. Bölgenin iş merkezlerine, hastanelere ve İzmir Adliyesi'ne yakın olması nedeniyle, genellikle çalışan orta yaş nüfus ikamet etmektedir.”

SAĞLIK KURULUŞLARININ SON DURUMU HAKKINDA BİLGİ VERDİ

Çamlı açıkladığı değerlendirme raporunda İzmir'deki sağlık kuruluşlarının ve hastanelerinin depremden sonraki son durumu hakkında kısa bilgi verdi.

Tabip Odası Başkanı, birinci basamak sağlık kurumları arasında Bornova ilçesinde 4 Aile Sağlığı Merkezi'nin hasarlı, 3 Aile Sağlı Merkezi'ndeki toplam 9 birimin ise hizmet dışı olduğunu, Buca ilçesinde 4, Güzelbahçe'de 1, Karabağlar'da 1, Karşıyaka'da 2 ve Konak ilçesinde ise 5 Aile Sağlığı Merkezi'nin hasarlı olduğunu açıkladı.

İzmir'deki hastanelerin durumları hakkında bilgi veren Dr. Çamlı, Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi'nin ağır hasarlı olması gerekçesiyle boşaltıldığını, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ufak tefek çökmelerin yaşanmasına karşın ciddi bir hasarın yaşanmadığını, Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tepecik Doğum Hastanesi, Alsancak Devlet Hastanesi, Behçet Uz Çocuk Hastanesi, Suat Seren Gögüs Hastalıkları Hastanesi, Çeşme Devlet hastanelerinde sıva çatlaklarının oluştuğunu ve ancak hizmetin devam ettiğini ifade etti.

COVİD-19 ARTIŞI YAŞANABİLİR ENDİŞESİ

Dr. Lütfi Çamlı değerlendirme raporunda en çok dikkat edilecek kısmın İzmir depreminden sonra özellikle artan nüfus hareketliliği ve barınma yerlerindeki Covid-19 artış gösterme endişesinin yaşanması olduğunu dile getirdi.

Tabip Odası Başkanı Çamlı’nın açıklaması şöyle:

“Depremler sonrası en çok üzerinde durulan konulardan birisi de deprem öncesinde var olan bulaşıcı hastalıkların artması ya da bölgede görülmeyen bulaşıcı hastalıkların görülmesi ve salgınlardır. Deprem nedeniyle oluşan nüfus hareketi, geçici yerleşim yerlerinde barınma, kalabalık ortamlar, uygun olmayan yaşam koşulları, beslenmenin olumsuz etkilenmesi, hijyen olanaklarının yetersizliği, altyapı sorunları, fizik mesafenin korunmasında, maske kullanımında ve sağlık hizmetlerinde aksamalar gibi faktörler gerek Covid-19 gerekse de grip ve diğer solunum yoları hastalıklarının artışına neden olabilir. Bu durum Covid-19 açısından ayrı bir risk ortaya çıkarmaktadır.

Evi hasar gören ya da çeşitli nedenlerle evinde kalamayan COVİD-19 vaka ve temaslılarının bir kısmının geçen üç gün boyunca geçici yerleşim alanlarında barınması, uygunsuz barınma koşulları nedeniyle vakaların ve temaslıların izinin kaybedilmesi riskini ortaya çıkarmıştır. 2 Kasım 2020 öğlen saatlerine dek toplam 6 pozitif vakanın Buca ilçesindeki yurtlara yerleştirilmesinin mümkün olduğu öğrenilmiştir.

Ayrıca özellikle Bayraklı Sağlık Müdürlüğünün ağır hasar alması vaka ve temaslı kayıtlarına ulaşmayı zorlaştırmıştır. Bu durum, vakaların ve var olan temaslıların semptomlarının izlenememesi ve temaslı sayısının artması risklerini ortaya çıkarmıştır. İlçe sağlık müdürlüklerinin konuyla ilgili çalışmaları titizlikle sürse de, bu koşullar altında vaka ve temaslıların izlemi ancak kişinin bilgi vermesiyle mümkün olabilecektir. Bu nedenle geçici yerleşim alanlarında HES kodu kontrolü kritik önem taşımaktadır.

Deprem öncesinde pozitif temaslılar güvenlik kuvvetleri denetimiyle evde tutuluyorken şimdi örneğin bir ailenin tek çadırda kalabilmesine izin verilmiş olması, geçici yerleşim alanında kalan depremzedelere bulaş riskini artıracaktır. Bir diğer önemli nokta da pandemi hastanesi olmayan kurumlarda depremzede covid şüpheli veya covid + vakaların yatışı gerektiğinde sevk konusunda sorun yaşanmasıdır.''

İlginizi ÇekebilirBakan Koca'dan depremin vurduğu İzmir için corona virüsü uyarısıBakan Koca'dan depremin vurduğu İzmir için corona virüsü uyarısı
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more