Sözcü Plus Giriş

Deprem ayıpları ortaya çıkarıyor

İzmir depreminde yaşananlar, Türkiye’nin deprem kuşağında olmasına rağmen bu konuda hala kat etmesi uzun bir yol olduğunu gösterdi. Uzmanlar “Türkiye’nin deprem konusunun henüz gereği şekilde ele alınmadığı ve ciddi olarak değerlendirilmediği” yönünde görüş bildiriyor.

Güncellenme: 15:09, 05/11/2020
Deprem ayıpları ortaya çıkarıyor

Türkiye'nin canını yakan depremlerin yaşandığı bölgelerde birebir hasar tespit çalışmalarında bulunan eksper Mustafa Nazlıer de aynı görüşte. Van depremi ile İzmir depremini karşılaştıran “Maalesef bu kadar zaman içinde bir gelişme olmadığını gördük. Hala kaos ve belirsizlik hakim” açıklamasını yapıyor. Depremlerin gizli ayıpları ve kusurları ortaya çıkardığını dile getiren Nazlıer, “Aslında depremler bir test. Kimin, neyi yapmadığını, daha iyi yapamadığını gösteren bir test. Bugüne kadar deprem olmadığı için görünmeyen ayıplar, kusurlar ortaya çıkıyor” dedi.

EKSİK TARAFLARIMIZ HALA ÇOK FAZLA

İzmir depreminin Türkiye'de yaşayan herkesi derinden yaraladığını belirten Mustafa Nazlıer, “İzmir mazisi eski bir şehir. Bu nedenle binaların büyük kısmı eski. Ayrıca raporlarda da belirtildiği üzere kaçak yapılar çok fazla” diyor. İzmir'in sigortalılık oranının birçok şehre göre biraz daha yüksek olduğunu ancak eksikliklerin olduğunu kaydeden Nazlıer, “Belediye deprem konusunda yoğun çalışmalar yapmış olsa da bazılarının hayata geçmediğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın bazı sorumlulukları yerine getiremediğini görüyoruz. Aradan uzun bir zaman geçmesine rağmen Van depremi ile İzmir depremi arasında çok büyük farklılıklar olmadığını üzülerek görüyoruz. 6.9 şiddetli bir depremde İzmir'de bu kadar hasar olmamalıydı. Maalesef bu kadar zaman içinde bir gelişme olmadığını gördük. Hala kaos ve belirsizlik hakim. Üstelik bu bir İzmir depremi değil, bu Sisam Adası depremi. Biz sadece depremin merkezine yakın bir yerdeyiz. Ama depremin merkezi İzmir olsaydı durum çok daha farklı olurdu” açıklamasını yapıyor.

Nazlıer, yaptıkları ilk tespitlere göre İzmir'de hasar gören binaların büyük bir kısmının 25 yaş ve üzeri olduğunu söylüyor. 1997 yılında çıkan son deprem yönetmeliğinin Türkiye'deki yapı stoğunda iyileşme yarattığını belirten Nazlıer, şu açıklamayı yapıyor: “Yönetmeliği esas alan binalarda mimar ve mühendislik tasarımları etkin olduğu için çok fazla hasar olmasını beklemiyoruz. Ama İzmir'de 1997 yılından önce yapılan çok bina var. Bu binaların hemen hemen hepsinde hasar var. Yetkililerin doğru tespit yapabilmesi için bu yapılardan uzak durulması gerekiyor. İlk başta 97 yılından önce yapılanları esas almak gerekir. Eğer çevrenizdeki veya oturduğunuz bina 1997 yılından önce yapıldıysa tedbiren içinde bulunmamayı önemli görüyorum.”

FOTO: DEPOPHOTOS / Merkez üssü İzmir’in Seferihisar ilçesi açıkları Ege Denizi’nde olan 6.8 şiddeti depremde İzmir’de bazı binalar yıkıldı.

DEPREM TEMİNATI İÇERİSİNDE TSUNAMİ DE VAR

İzmir'de deprem sonrasında yaşanan tsunamide dalga boyunun 1-1.5 metre aralığında olduğunu belirten Nazlıer, bu dalgalar ciddi hasarlara yol açtığını belirtiyor. Deprem teminatmarı içinde tsunaminin de yer aldığını belirten Mustafa Nazlıer, “Tsunami deniz depremi demek. O da bir deprem olduğu için deprem teminatının içinde yer alıyor. Deprem ek teminatının içinde yer alır. Tsunaminin sel olarak değerlendirilmesi bir hata olur” diyor. Mustafa Nazlıer, İzmir depreminin sigorta sektörü için tsunamiden kaynaklı farklı bir boyutunun da olduğunu dile getiriyor. Nazlıer, şu açıklamayı yapıyor: “Burada yapışık risk kavramı ile karşı karşıyayız. Deprem ve tsunami… Yapışık risk kavramını deneyimleyeceğiz. Deprem ve tsunaminin yarattığı hasar sürecinin dikkatle ele alınması gerekiyor. Tsunaminin hasar giderme süreci farklı olacak. Bu nedenle İzmir depreminde elde edilecek bilgileri daha sonra bize yol göstermesi için çok iyi derlememiz gerekiyor” açıklamasını yaptı.

İlginizi ÇekebilirSigorta şirketleri hızla yaraları sarıyorSigorta şirketleri hızla yaraları sarıyor
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more