Sözcü Plus Giriş

Sigorta şirketleri hızla yaraları sarıyor

Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar, İzmir depreminden sonra sigorta sektörünün hızlı bir şekilde pozisyon aldığını belirterek, “Sigorta şirketleri olarak İzmir’in yanındayız. Gelen ihbarlarla ilgili sektör olarak çalışmalara başladık” dedi.

Güncellenme: 13:13, 05/11/2020
Sigorta şirketleri hızla yaraları sarıyor

İzmir'de yaşanan depremin artından sigorta sektörü de hızlı bir şekilde pozisyon almak için çalışmalara başladı. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) yetkilileri hızlıca deprem bölgesine ulaşarak hasar tespit çalışmalarına başladı. Öte yandan sigorta şirketlerinin genel müdürleri de gerek deprem bölgesine giderek, gerekse yaptıkları açıklamalarla İzmir halkının yanında olduklarını belirterek kendilerine gelen ihbarlarla ilgili hızlı bir çalışma başlattıklarına dikkat çekti.

Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar da dün katıldığı bir TV programında İzmir depremi ile ilgili olarak ihbarları almaya başladıklarını söyledi. Yaşar, resmi olmayan rakamlara göre sigorta sektörü olarak yaklaşık 1.5-2 milyar TL bir hasar beklediklerini belirterek, “İhbarlar sigorta şirketlerine yeni yeni ulaşıyor. Elbette mal canın yongası. Ama şu anda insanlar canlarının derdinde. Sigorta şirketleri İzmir halkının yaralarını sarmak için gerekli koordinasyonu yaptı. Gerek Türkiye Sigorta Birliği, gerekse özel sigorta şirketleri ve DASK kurumu üzerine düşen görevi layıkıyla yapmaya çalışıyor” diye konuştu.

TSUNAMİ ZARARLARI DA SİGORTA KAPSAMINDA

Yaşar, kamu kurumlarına ihbarların geldiğine dikkat çekerek, “Şu anda DASK'a yapılmış yaklaşık 2 bin 500 civarında ihbar var. Acil yıkılması gereken bina sayısı 26 civarında. Deprem sonucunda beklediğimiz binalar eğer gerekli yönetmeliklere uygun yapılmışsa taşıyıcı sistemlerinin ayakta kalması. Bu sayede can kayıpları azalıyor. Tabi ki deprem sonucunda binalarda bazı hasarlar oluşabilir. Bu hasarları da zaten sigorta şirketleri hem DASK üzerinden hem de onu aşan miktarları ise konut sigortası üzerinden vatandaşa öder” diye konuştu.

Yaşar, bu noktada herkesin kafasında soru işareti olan bir konuya da dikkat çekti. Tsunaminin de sigorta kapsamına girdiğini belirten Yaşar, “DASK kapsamına sadece sivil konutların ve sivil rizikolar giriyor. Teknelerdeki hasarlar da depremden kaynaklı olduğu için tabi ki sigorta kapsamına giriyor. Teknelerinde aynı araçlara yapılan kasko gibi gövde sigortaları var. Tsunami hasarları da deprem kaynaklı olduğu için paket sigortalar içinde bu teminatlar yer alıyor” dedi.

SİGORTALILIK FARKINDALIĞI ARTTIRILMALI

İzmir'i farkındalığı yüksek bir ilimiz olarak tanımlayan Yaşar, buna rağmen sigortalılık oranının düşük olduğunu söyledi. Yaşar, “Birinci derecede deprem bölgesinde yer alan İzmir'de bile zorunlu deprem sigortası yaptırma oranı yüzde 56. Neredeyse her iki konuttan biri sigortasız. Bu ilimizde bulunan sadece 635 bin konutun zorunlu deprem sigortası var. Yine İzmir'de konut sigortası yaptırma oranı yüzde 25'ler civarında. Kaskoda da bu oran yüzde 25'lerde. Sigorta sektörü olarak deprem hasarlarının 1.5-2 milyar TL civarında olmasını tahmin ediyoruz. Bunlar gayri resmi rakamlar. İhbarlar sigorta şirketlerine yeni yeni ulaşıyor. Sigorta şirketleri olarak bizler yaraları sarmak için gerekli koordinasyonları hızlıca yapıyoruz” diye konuştu.

FERDİ KAZA VE HAYAT SİGORTALARINI DA İLGİLENDİREN DURUM VAR

İzmir depreminden sonra sadece konut hasarları değil başka hasarlar da beklediklerini belirten Yaşar, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Dask hasarları var. Özel sigortaların DASK'ı aşan konut sigortaları hasarları var. Eşyaların oluşturacağı hasarlar var, araç hasarları var. Seferihisar bölgesinde bir takım tekne hasarları bekliyoruz. Çeşme ve Kuşadası'nda denizde çekilmeler oldu. Buralarda gelgit kaynaklı hasarlar olabilir. Bunun dışında ferdi kaza ve hayat sigortalarını ilgilendiren kayıplarımız var.”

Türkiye'de sigorta penetrasyonunun artması gerektiğini kaydeden Yaşar, özellikle sigortalılık bilincinin artması için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Ülkemiz dünyanın en sosyal ülkelerinden bir tanesi. Ama bazı konularda dikkat etmek lazım. Bu sosyal olma durumunda sigorta bilincinin yanlış etkilenmemesi gerekiyor. Bugün devlet vatandaşına sahip çıkıyor. Ama insanlarda bu durum ‘Sigortaya ihtiyaç yok, nasılsa devlet bunları yerine koyuyor' anlayışına neden olmasın. Hasar aşamasında devlet direkt sigorta şirketinin yerine geçtiğinde sigorta farkındalığını azalır. Sosyal devlet olmak güzel. Ama İstanbul ve diğer olması beklenen büyük depremleri dikkate alırsak yarın çok büyük sayılarda hasarlarla karşılaşırsak bunu devlet olarak yerine koymak yerine risklerimizi dünya reasürans sistemine aktarmamız lazım.”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more