Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Erdoğan’ın en yakınındaki isim İhsan Arslan ne dedi? O konuşmanın kodları

19 Kasım 2020

1979'un sonları…

Diyarbakır'ın ‘merkez' kitapçısı Vahdet'in sahibi Abdulvahap Ekinci'nin öncülüğünde toplantılar yapılıyor…

İki isim var bu toplantılarda: Hüseyin Velioğlu ve Fidan Güngör!

Sonra iki kitapçı daha kuruluyor.

1981 yılında Fidan Güngör, Menzil; 1982 yılında Hüseyin Velioğlu ise İlim kitapçısını kuruyor. Velioğlu, 1987'de İlim kitapçısını Batman'a taşıyor ve Hizbullah örgütü iki parçaya bölünüyor! Velioğlu'nun liderliğindeki İlim kolu, silahlı mücadeleyi savunuyor ve daha ılımlı olan Menzil grubunu ‘yok etmeye' başlıyor! Kanlı çatışmalar yaşanıyor…

İlim ile Menzil arasında yaşanan çatışmaları durdurmak için harekete geçen isim ise Mehmet İhsan Arslan oluyor…

Arslan… Mazlum-Der'in iki dönem genel başkanı…

PKK ile Hizbullah arasında yaşanan çatışmalarda da aracılık yapıyor!

1995'te, PKK tarafından kaçırılan askerleri serbest bıraktıran ekip içinde.

2002-2011 yılları arasında AKP Diyarbakır Milletvekili… ‘Açılım Süreci'nde de önemli ve etkili bir isim… Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aile anlamında çok yakın. Oğlu Mücahit Arslan da üç dönemdir AKP Ankara Milletvekili…

FEDERATİF YAPI VURGUSU

10 Kasım 2014 tarihinde El-Cezire Türk'e verdiği röportajda şu cümleleri kurdu: “Suriye'de mutlaka böyle bir otonom bölge oluşacağını düşünüyorum. Bunun akabinde Türkiye'de otonom özerk bir yapının orta vadede ortaya çıkacağını düşünüyorum.”

Ve… Mehmet İhsan Arslan tekrar gündemde…

Neden mi? BBC Türkçe'ye verdiği röportaj ilk defa bazı konuları aydınlattı!

“Fetullah'la işbirliği yaptık”

İki kitabı arka arkaya çıktı İhsan Arslan'ın… Hayat hikayesini anlattığı “Aklımda Kalan” ile Kürt sorunu konusunda hazırladığı raporların ve eski yazılarının yer aldığı “Ardımda Kalan”… AKP Diyarbakır eski Milletvekili Mehmet İhsan Arslan, BBC Türkçe'den Ece Göksedef'in sorularını yanıtladı.

Arslan, Erdoğan ve AKP iktidarıyla yollarının ayrıldığını şu cümlelerle deklare etti:

“… Bence muhafazakarlığımızın artık ciddi bir bagajı, birikimi oluştu. Bu bagaj siyaseten bizi tamamen devletçi bir pozisyona taşıdı. Biz ülkede sistemin kendisi olduk… İddiasından vazgeçti. ‘Böyle bir sorun (Kürt) yok' diyor. Bugünlerde gerçi tekrar gündeme gelebilir ama…”

Yani… İhsan Arslan, çözüm sürecinin tekrar gündeme gelebileceğini ifade ediyor ama bunu AKP'nin yapamayacağını iddia ediyor.

Peki kim yapacak?

Arslan'ı yakından tanıyan isimlerin değerlendirmesi şöyle: “İhsan Bey, AKP iktidarının sonunun geldiğini düşünüyor! Özellikle ABD seçimlerinde Biden'ın kazanmasının ardından ‘Kürt sorunu' konusunda yeni gelişmelerin olacağına inanıyor ve batmakta olan gemiden ayrıldığını ilan ediyor. 2009 ve 2011'deki ‘Çözüm' sürecinde de aktif rol aldığını hep söylemişti… Şimdi de yeni bir dönem öngörüyor ve hem uluslararası hem de iç siyasette ‘Beni unutmayın' mesajı veriyor.”

Röportajda bazı ifşaların öne çıktığını da görüyoruz…

Örneğin… Arslan diyor ki: “… Esad'a karşı savaşan örgütleri nasıl destekleyip silahlandırıp eğittik…”

Örneğin… Arslan diyor ki: “… İlk aşamada askeri vesayet vardı, adım atamıyorduk. Ne zaman ki ciddi bir mücadeleyle askeri vesayeti ortadan kaldırdık, orada yılana (Fetullah Gülen) sarıldık. İş birliği yaptık. Sonra FETÖ'nün vesayeti gündeme gelmeye başladı. 15 Temmuz'dan sonra doğrusu panikledik ve olayın vahameti karşısında ancak yargıyı kullanarak başarılı olabileceğimiz kanaatine vardık. Onların yargıyı kullanırken kullandığı bütün taktikleri, araçları, biz kullanmaya başladık, can havliyle.”

Burada çarpıcı bir bilgi daha var: “…Ben o dönemde bazı arabuluculuklarda (AKP-cemaat arasında) bulundum ama çözülemedi ve gittikçe kavga büyüdü…”

Yani… İhsan Arslan, o dönem adı ‘cemaat' olan yapıyla iktidarın barışması için ‘arabulucu' olmuş! Kimlerle görüştü acaba? Fehmi Koru, Pensilvanya'dan mektup taşımıştı, Arslan ne yaptı?

Bitmedi…

“Hakan Fidan'ın odasındaydım”

İhsan Arslan'ın kitabındaki ve bugüne kadar bilmediğimiz şu ayrıntı önemli… BBC'den aktarıyorum: “İhsan Arslan, kitabında 15 Temmuz günü MİT'e ihbar geldiğinde, ‘neredeyse çocukluğunu bildiği' Hakan Fidan'ın odasında olduğunu anlatıyor: Bana dedi ki, ‘bir ihbar geldi. Her gün böyle ihbarlar oluyor. Hangisi doğru, hangisi yanlış kestirmek zor.' Sonra telefona Genelkurmay İkinci Başkanı'nı bağladılar. Duydum ben o konuşmayı. ‘Bir şey var, beni alacaklarmış bu gece' dedi. Hakan Bey biraz rahatsızdı, ama telaşlanmamıştı. Saat de beş olmuştu. Koşturmaca devam ediyordu, uzatmadan kurumdan ayrıldım. Sonradan yaptığım değerlendirmeye göre, Genelkurmay'la telefonu bağlayan özel kalemi darbecilerden olunca, darbeciler olayın duyulduğunu düşünüp darbe saatini erkene almış olmalılar…”

Yani… 15 Temmuz'un bir tanığı daha ortaya çıktı…

İhsan Arslan'ın röportajında yaptığı şu tespit de çarpıcı: “Bence bu bir dönemdir, bu geçer. Geçtikten sonra Türkiye'de parlamenter sisteme geçişin ben çok uzak olmadığını düşünüyorum.”

SONUÇ: Uzun yıllar Erdoğan'ın yanında olan bir ismin bu kadar açık konuşması yeni bir dönemin işareti gibi görülüyor. Demek ki daha konuşmamış, konuşması gereken çok isim var!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more