Sözcü Plus Giriş
SERPİL YILMAZ

Kardeşin duymaz el oğlu duyar

1 Kasım 2020

Türkiye'nin köklü zeytinyağı markalarına yatırım yapan ABD merkezli gıda devi Bunge Ülke Müdürü Yeğenağa, “Tarımda kendi kendine yeten bir ülke olmalıyız” diyor…

Geçtiğimiz gün bu köşede zeytinyağı konusunu açınca, Bunge Ülke Müdürü Turgut Yeğenağa'dan katkı geldi:

2017 yılında Ana Gıda'dan satın aldığımız Komili, Kırlangıç ve Sezai Madra zeytinyağları bu ülkenin asırlık markaları. Ege'nin zeytin varlığına katma değer yaratmak için çalışıyoruz.

★★★

Komili markasında, 1878 yılında Midilli'den Ayvalık'a göç eden Komili ailesinin damgası vardı.

1995-2008 döneminde marka Unilever'in ürün yelpazesine girdi.

2001 bankacılık krizinde Kırlangıç'ı (1953) satın alan Anadolu Grubu, fon şirketi SEEF ortaklığında Ana Gıda'yı kurdu. Sezai Ömer Madra (1914) ve Komili'yi bünyesine kattı.

2017'de Ana Gıda'yı Koninklijke Bunge G.V'ye satıp zeytinyağı işinden çıktı.

Bunge, 2001'de New York borsasında işlem görmeye başlayan dünyanın en büyük bitkisel sıvı yağ, yağlı tohum, hububat ticaretini yapan ve Avrupa'nın lider şişelenmiş rafine bitkisel yağ tedarikçisi uluslararası bir şirket.

Türkiye'ye 2000'li yılların başında yağlı tohum, hububat ticaretiyle girmişti.

2013'te Salat Gıda'yı da satın alarak yatırımcı profili çizdi.

★★★

İklim değişikliği ile birlikte dünyada yükselen gıda krizi riskine karşı, sürdürülebilir tarıma yatırım yapılması “varoluşsal” bir gereklilik…

Türkiye'nin henüz idrak edemediği ve Suriye'den ithalat kapılarını sonuna kadar açtığı zeytinyağı da “gıda güvenliği ve sağlığı” başlığında yer alan ürünlerden…

Biz ne isteriz? Türkiye'nin zeytin varlığı; Türk çiftçisi ve tarım sanayisinin elinde güçlensin.

Bu olmadı!

★★★

Yeğenağa'ya bunları söyleyince, alınıyor…

“Anıt zeytin ağaçlarını koruma altına alıyoruz. 3 bin yıllık zeytin ağacından zeytinyağı üretiyoruz. Zeytin çiftçisini destekliyoruz. Laboratuvarımızda ürünümüzü tadım ve kalite testlerinden geçiyoruz, MEB ile okullara zeytinyağı dersini sokmaya çalışıyoruz” diyor.

★★★

Zeytinlik alanlara yağmur gibi maden ruhsatı dağıtılıyor.

Yeğenağa zeytinliklerin “üretimle” korunacağının altını çiziyor.

Çiftçi zeytinliğini torunlarının geleceği olarak görse, geçinmek için müteahhidin üç-beş kuruşuna razı gelir miydi?

Köylülerden maden şirketlerine karşı yükselen “kararlı” protestolar, tarımın gücünün farkındalık yarattığını ortaya koyuyor.

Halk da, geleceği planlayan şirketler de “sürdürülebilirlik” kavramına sahip çıkıyor.

İktidar ise ömürünü 3-5 yıl uzatma vizyonunun ötesine geçmiyor!

“Ayçiçeği stratejik ürün olmalı”

Türkiye'de yıllık zeytinyağı üretimi 2013'de 201 bin tondu, 2014'te 135 bin tona geriledi.

2015'te 160 bin ton, 2016'da 143 bin ton, 2017'de 177 bin ton, 2018'de 263 bin, 2019'da 183 bin ton oldu.

2019-2020 dönemi 225 bin ton olan zeytinyağı üretiminin, 2020-2021 sezonunda 170 bin tona gerileyeceği tahminleri yapılıyor.

Kuraklık ve gübre, mazot gibi girdi maliyetlerinin katlanması üretimin düşmesine yol açıyor.

★★★

Yılda 25 bin ton zeytinyağı ve başta ayçiçeği olmak üzere toplam bitkisel yağ üretim kapasitelerinin 150 bin ton civarında olduğunu belirten Yeğenağa, “gıda güvenliğine” vurgu yapıyor:

Pandemi sürecinde tedarikçi ülkelerden Rusya, Romanya ve Moldovya yağlık çekirdek ihracatını kıstı. Hammaddede yaşanılan bu sıkıntıyı yağ ithalatı yaparak aştık. Dalgalanmalardan etkilenmemek için tarımda kendi kendine yeten bir ülke olmalıyız. Ayçiçeği stratejik ürünler arasına alınarak, desteklenmeli. Yılda en az 2 milyon ton ayçiçeği üretebilmeliyiz, neredeyse yarısını üretiyoruz.

Üretimsizlik nedeniyle dolar kuruna bağlı olarak da raflardaki ayçiçeği yağına zam üstüne zam biniyor…

Yağlı tohumların küspesinin hayvanların önemli bir protein kaynağı olduğunu da söyleyen Yeğenağa, fabrikalarında sıfır atıkla çalıştıklarını; tarım çiftçisinin yanı sıra; kırmızı et, tavuk, yumurta üreticilerini de desteklediklerini ekliyor.

Suudi şirketi Savola'nın “Yudum Egemden” markası tağşiş listesinde

Mezarlıkta ıslık çalmak” deyimi; Yudum, Sırma, Egemden, Brillo, Cielo ve Afia markalarıyla sıvı yağ üretimi yapan Suudi Arabistan şirketi Savola Group'a pek uyuyor.

Suudiler; 1 Ekim'de Türk ürünlerine, sermayesine boykot başlattı.

Türkiye sıvı yağ pazarının iddialı oyuncusu Savola'dan çıt çıkmıyor.

★★★

Savola Grubu'na bağlı şirketlerden Herfy, Riyad'dan “Türk burgeri satışını durdurdum. Yunan burgeri satıyorum” diye, “Kral mesajlar” verirken; Savola Türkiye pazarından elde ettiği yıllık 850 milyon TL'ye varan cirodan vazgeçecek mi?

★★★

Savola'nın “zeytinyağı bölgesi” Ayvalık'ta, ayçiçeği ve mısır yağı üretme macerası 2008'de başlamıştı.

Buna “Müslüman mahallesinde salyangoz satmak” da diyebiliriz…

1984 yılından 2000'lerin ortasına kadar Ayvalık'taki fabrika zeytinyağı üretiyordu.

2008'den sonra fabrika, zeytinyağını yalnızca “salatada” gören sermaye gruplarının eline geçti.

“Yudum Gıda” adını alan şirket, bitkisel sıvı yağ üreticisi olarak yoluna devam etti.

★★★

2003'te Unilever, Yudum ve Sırma'yı Southeast Europe Equity Fund'a sattı. 2006'da bu iki marka ve Ayvalık'taki tesis National Bank Kuwait'e geçti.

2007'de de yaklaşık 53.3 milyon dolara Savola'ya satıldı.

Savola Group bundan 10 yıl sonra, üretim paletine ilk kez zeytinyağını soktu.

Savola'nın, “Türk tüketicisi duymaz-görmez” tutumu ile ilk kez “boykot” sürecinde karşılaşmıyoruz.

★★★

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ifşa ettiği 12  Ekim 2019 tarihli “tağşiş ve taklit” listesinde yer alan Savola Gıda, “Naturel Sızma Zeytinyağı” diye sattığı “Yudum Egemden” markalı ürününe, “daha düşük kaliteli zeytinyağı karıştırdı”… 

14 Şubat 2020'de de aynı listede ifşa edilen 74 firma arasındaydı.

★★★

Savola, bu utanç listesine Suudilerin Türk ürünlerine boykot açıklamasından önceki tarihlerde girdi.

Yani “kısasa kısas” gibi bir durum yok.

Çikolatadan, kırmızı et ve süt ürünlerine kadar uzayan listede zeytinyağı başı çekiyor.

Örnek: Soliya ve Olgun Ak Gıda firmalarının zeytinyağı  markaları birden çok kez bu listelerde yer alıyor.

Bakanlık son 8 yılda 3 bin 605 ürün, bin 609 firmayı ifşa etti.

★★★

Yüksek değerde bir ürüne “ucuz ürün karıştırıp” tağşiş yapanlar ve taklitçiler tüketicinin cebindeki parayı çalıyor!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more