Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Ankara yolunda

10 Kasım 2020

Müyesser Yıldız'ın duruşması için Ankara yolundayız..

Elimde kitaplar var.

Medya dünyasında pek farkında olmadığınız kimi emekçi insanlar ağır sorumlulukları hiç yüksünmeden omuzlar…

Bilal Ak, bu arkadaşlarımızdan biri… Bugün Sözcü Kitabevi varsa onun büyük çabasıyla var oldu. Bu yoğun tempoda ayrıca “Gerçekleri Arşiv Yazar/ Sözcü Kumpası” kitabı yazarak, gazetemize yapılan kumpası ortaya çıkardı.

Bilal Ak gece gündüz demeden sizlere kitaplar ulaştırmaya çalışıyor. Bana da bir koli kitap gönderdi.

Her daim… Yaşadıkları dönemin tanığı olan gazetecilerin yazdıkları özel bilgiler içeren kitaplar ilgimi çeker. Gönderilen kitaplardan iki gazetecinin iki kitabı ilgimi çekti:

Birincisi, hepimizin ustası sorgulayıcı gazeteci Uğur Dündar'ın yazdığı “İnan Kardeşim Kazanacağız” adlı  kitap… Hemen okudum notlar aldım defterime…

İkincisi, İsmail Saymaz'ın “Tosun Bank” adlı kitabı oldu.

Gerek Uğur Dündar'ın gerekse İsmail Saymaz'ın çağın ve çığlığın sesi kitaplarını hep okudum, çok yararlandım…

“Tosun Bank” kitabında birlikte çalışmaktan onur duyduğum iki ağabeyimin/ öğretmenimin ismi var:

Emin Çölaşan ve Uğur Dündar.

Bu iki usta gazetecinin döneminde yaptıkları haberleri İsmail Saymaz referans gösteriyor.

İşte… Gazeteciyi ustalık mertebesine çıkaran budur; gözünü daldan budaktan esirgemeden yaşadığı dönemin tanıklığını yapmak.

“Tosun Bank” kitabını okurken sadece İsmail Saymaz'ı takdir etmedim; Emin Çölaşan ve Uğur Dündar haberciliğini bir kez daha alkışladım…

Bu gazeteciler olmadan yakın tarih yazılamaz…

Müyesser Yıldız'ın başına gelenlerin sebebi de budur; halkı aydınlatan ışık olmak

UYUŞTURUCU KULLANAN İMAM HATİPLİ

Umberto Eco adını bilirsiniz; İtalyan bilim insanı, yazar.

İtalya'nın önde gelen haftalık Espresso dergisine 1985'den itibaren “Minerva” adını verdiği köşeyi yazdı. (Bu adı vermesinin nedeni, Minerva isimli kibrit kutularının iç kısmında üzeri not almaya müsait beyaz kapakların olmasıydı. Eco, bu boşluklara aldığı kısa notları makale haline getirip dergide yayınlıyordu.)

Umberto Eco'nun buradaki yazılarından seçki yapılıp “Budalalıktan Deliliğe” adıyla Türkçe'de de yayınlandı…

2007'de yayınlanan makalesinin başlığı şuydu: “Çarmıha Gerilen Tosuncuklar.”

Bu Eco'nun; dönemin İtalyan ekonomi bakanı Tommaso Padoa- Schioppa'nın İtalyan gençlerini diğer Avrupa ülkelerindeki yaşıtlarına kıyasla evden geç ayrılmaları, iktisadi yaşama geç katılmaları nedeniyle “tosuncuklar” olarak eleştirmesiyle başlayan tartışmalara değindiği yazısıydı…

“Tosuncuklar” tanımı İtalyan sağ ve solunda büyük tartışma yarattı.

İsmail Saymaz'ın “Tosun Bank” kitabını okurken bu tartışma aklıma geldi! İçimden dedim ki, “Gelsinler bizim tosuncuğu görsünler!”

Yani… 1 Milyar 100 milyon liralık vurgun yapan Çiftlik Bank sahibi Mehmet Aydın namı diğer “Tosuncuk!”

Kitabın sayfalarını çevirdikçe hayretler içinde kalıyorsunuz.

O sadece bulaşıkçılık yapan, rap müzikle ilgilenen

O bir İmam Hatipli…

O bir uyuşturucu kullanıcı…

O sevgilisini kiraladığı özel uçak Uruguay'a götüren sıra dışı bir hırsız… (Sırf sevgilisi uçakta sigara içebilsin diye fazladan 10 bin dolar ödemişti!)

Bütün paranı kaynağı çarptığı 3 bin 762 vatandaşın emeğinin ürünü…

“ÇÖLDE” HAYKIRAN SESLER

Emin Çölaşan…

Uğur Dündar…

Muhabirlik yapmayı sürdürüyor; her türlü tehlikeyi göze alıp yazmaya sonuna değin devam ediyor.

İsmail Saymaz…

Müyesser Yıldız…

Ve duruşmaya için gittiğimiz Ankara yolculuğumuzun iki değerli ismi:

Odatv genel yayın yönetmeni Barış Pehlivan

Sözcü gazetesinin medyaya kazandırdığı köşe yazarı Aytunç Erkin

Bıkmıyorlar…

Usanmıyorlar…

İnatla gerçekleri sizlere ulaştırmaya çabalıyorlar.

Kimi zaman köşe yazıyor, haber yapıyorlar.

Kimi zaman kitap yazıyorlar.

Hepsi “çölde” haykıran bir ses…

Emin Çölaşan'ı zindana atmaya çalışıyorlar…

Uğur Dündar'a hapishane tehdidi savuruyorlar…

Barış'ı, Müyesser'i ikinci kez cezaevine atıyorlar…

Aytunç'u, İsmail'i sosyal medyada linç ettiriyorlar; kumpaslar kurmaya çalışıyorlar.

Peki ya sonuç?

Ne yaparlarsa yapsınlar, gerçek gazeteciler yazmaya devam ediyor.

Nazım Hikmet ile birlikte haykırıyorlar:

“Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran/
temelleri çöken emperyalizme vuran,/
yarını kuranlarız./
O duvar,/
o duvarınız,/
vız gelir bize vız!”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more