Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
65 ülkeye su kabağı sattı
65 ülkeye su kabağı sattı
28 yıldır kabakları ve deniz kabuklarını kullanarak ortaya çıkardığı eserler bütün dünyadan ilgi görüyor. Bodrum’da Şakir Özgül’ün dükkanı bir masal dünyası gibi. Rengarenk heykeller, hediyelikler, süs eşyaları... Hepsinin ana maddesi ise kabak.
Yaşar ANTER
Yaşam 22 Kasım 2020 - 06:17

Bodrum'dan Gümüşlük'e doğru giderken Dereköy'de bir dükkan, oradan geçen hemen herkesin dikkatini çekiyor. 150 yıllık bir taş eve kurulu olan ‘Yaradan' isimli dükkanda 58 yaşındaki Şakir Özgül'ün her biri bir sanat eserini andıran ürünleri satılıyor. Özgül 28 yıldır su kabaklarını kullanarak heykeller, lambalar, hediyelik eşyalar ve aksesuarlar üretiyor. Deniz kabukluları, ahşap, ip, urgan ve yörenin kurutulmuş sebze ve bitkiler gibi malzemeler de kullanıyor. Hatta bazı eserlerin üzerine Anadolu'nun çeşitli yörelerinde kullanılan, mani, deyim ve sözcükleri de yazıyor.

MALİ MÜŞAVİRLİĞİ BIRAKTI, ATÖLYE KURDU
Bir çocuk babası olan 58 yaşındaki Özgül, 28 yıl önce mali müşavirliği bırakarak Bodrum'da kabak dükkanı ve atölyesi açtı.

DÜKKANA GİREN ÇIKAMIYOR

Özgül “Yıllardır kabakları oyarak şekil verdik, kabakları yeniden yarattık. 65 ülkeden yaklaşık 200 bin kişiye ürünlerimizi gönderdik. Sonra eserlerimize duygularımızı düşüncemizi ve yaradanın felsefesini ekledik” dedi.

Özgül yaptığı işi “Yaşamda olan her şeye yaradan zaten bir şekil vermiş. Biz sade formlarını biraz değiştirip farklı ürünler ortaya koyarak farkındalık yaratmak istedik ve ortaya masal dünyası gibi bir yer çıktı. Dükkanımızın yol üzerinde olması nedeniyle dükkanı gören aniden durup içeri giriyor, içeri giren ise çıkmak bilmiyor. Adeta yaşayan bir müze haline geldi. Yediden yetmişe herkesin içeri girip en az yarım saat kaldığı dükkanda amacımız yöremizin kültür ve geleneklerini yüzlerce yıllık tarihinde kullanılan ve doğadaki basit malzemelerden yapılan hediyelik ve aksesuarları günümüzde de canlı tutarak gelecek nesillere aktarmak. Hediyeliklerimiz şu ana kadar yaklaşık 65 ülkede evlerin, işyerlerinin, dev otellerin köşelerinde asılı duruyor. Bunların hepsi aslında küçük bir anı, küçük bir hikaye, hepimizin yaşamında yer alan küçük bir dokunuş” diye tarif ediyor.